Konu
Eski 19-09-04, 19:34   #6 (permalink)
YoL_GezeR
Silver Member
 
YoL_GezeR Avatar
 
Bilgisayarım
Katılım tarihi: 25.06.04
Nereden: Vatan...Millet...Sakarya...
Mesaj: 803
Adamski’nin çektiği, puro biçimindeki “ana gemi”nin fotoğrafları ve disk şeklindeki keşif araçlarına ait fotoğraflar bir çok tartışmaya yol açmıştır (Üstte). Fakat, Adamski’nin savunması sırasındaki içtenliği şüpheci kesimi bile etkilemiştir ve fotoraflara yapılan analizler bunların gerçek olduklarını kanıtlamıştır. Bilim muhabiri Robert Chapman ‘UFO-İngiltere Üzerindeki Uçan Daireler’ i yazarken Adamski’den şöyle bahsetmiştir: “Adamski o kadar normaldi ki, onun hakkındaki tüm izlenimim bu oldu. O Venüs’ten gelen bir adamla temasa geçtiğine inanıyor, ve ona insanların neden kendisine inanmadıklarını anlayamıyor. Eğer bizleri aldatıyorsa bunu hayatımda gördüğüm en mantıklı ve zekice yoldan yapıyor”.
Dünyada Adamski adını hiç duymamış birtakım diğer kişiler de, Adamski’nin keşif gemisine oldukça benzeyen cisimler gördüklerini rapor etmişlerdir. Bunlardan Stephen Darbishire adlı ilkokul öğrencisi, Şubat 1954’de kuzeniyle birlikte Coniston’da gördükleri bu cismin iki fotoğrafını çekmiştir. Fotoğrafları ortografik projeksiyon sistemi kullanarak inceleyen havacılık mühendisi Leonard Cramp, Adamski ve Darbishire’ın fotoğraflarında görülen cisimlerin oransal olarak aynı olduğunu belirtmiştir.
13 Aralık 1952'de, Adamski' nin keşif gemisi olarak adlandırdığı çan şeklindeki uzay aracı Palomar Bahçeleri üstünde uçuyordu.Adamski ve arkadaşı Madeliene Rodeffer ağaçların üzerinde, havada asılı duran bir şey gördüler.Tam bu sırada yanlarından bir araba geçti ve içindeki üç kişi Adamski'ye, ''Kameralarınızı alın, Buradalar!'' diye bağırdı.Adamski, cisim tekrar hareket etmeye başlamadan önce teleskobuyla cismin 4 fotoğrafını çekmeyi başardı.Evlerin çatısı üzerinde süzülen araç, Adamski'nin evinin üzerine geldiğinde bir filim kartuşunu bitimişti ve sonra ağaçların ardına doğru ilerleyerek gözden kayboldu.Adamski'nin komşularından Hava Kuvvetleri Çavuşu Jerold Baker da, uçarak uzaklaşan cismin bir fotoğrafını çekmeyi başarmıştı.

Dr.Daniel Fry 'ın anlattığı bir yakın temas öyküsü: [...Gökyüzünde ziğzaglar çizen çok hızlı ve hareketli ışıklar saçan bir cisim gördüm.Cisim hızını bir müddet sonra gittikçe azaltarak bulunduğum yere doğru alçalmaya başladı.Bulunduğum yerden bu cismi izlerken, yaklaştıkça kulağıma ıslık sesine benzer derinden bir vınlama da gelmeye başladı.20 metre kadar ötede toprağa indi Herhangi bir çarpma ya da sürtünme olmamıştı.Bu inişte sağa sola uçuşan kum taneciklerinin çıkardığı ses hariç, cisimden hiç bir gürültü duyulmamıştı.Karşımda duran uzay gemisinin dıştan, sakin bir görünüşü vardı.Pervaneleri yoktu.Herhangi bir tarafından püsküren gaz ya da emilen hava görülmüyordu.Gökyüzünden yere doğru salına salına düşen bir tüy gibi gayet sakin, hafif bir şekilde dünyamıza inmişti.Yerle temas etmeden önce hızı saatte bir kaç mile kadar düşmüş olmasına rağmen, düşmeye benzer hiç bir harekette bulunmamıştı.Onu daha yakından inceledim, etrafında bir kaç tur attım.Taban-tavan yüksekliği yaklaşık 4.75, çapı ise 9 metre kadardı.En geniş kenarları yerden 2 metre kadar yükseklikteydi. Bu aracın öyle bir eğriliği vardı ki, yerden 45 derecelik açıyla bakıldığı zaman fincan tabağı şeklinde görülüyordu.Tersine çevrilmiş bir çorba kasesinin altına bir tencere kapağı geçirilmiş gibiydi.Yere indiği zamanki koyu mavi rengi şimdi kaybolmuştu.Daha yakından bakınca anladım ki, üzeri adeta cilalanmış gibi pırıl pırıl gümüş rengi bir metal ile kaplıydı.Etrafında tam bir tur atmama rağmen üzerinde, kapıya benzer bir şey göremedim.Elimi metal yüzey üstünde gezdirirken yüzeyin çok kaygan yapıda olduğunu fark ettim.Elimde sanki bir statik elektriklenme ve karıncalanma hissettim. Çetin Bal:...daha sonra araç içinden çıkan uzaylı Dr. Fry' a araç metali etrafında bir manyetik alan bulunduğunu bu alanın bir kaç milimetrede olsa kendisinden başka cisimleri şiddetle geriye doğru iten bir güç olduğunu ifade etmiştir. Bu manyetik bir metal olmalı.Hava ve dış uzaydaki sürtünmelere karşı bir koruyucu kılıf görevini görmektedir.Fakat uzaylının diğer ifadelerine bakılırsa bu manyetik etkinin aracın asıl güç ve itme sistemiyle bir ilgisi yok! bu sadece metal deformasyonunu engellemek için üretilen özel bir metal alaşım.
Uzaylı: Araçlarımızın ilginç bulduğunuz hareketleri sizin sürtünme dediğiniz gücün üstesinden gelmiş olmamıza bağlı ve bu araçlar hiç bir aksi yük yada ivmesel bir deformasyon etkisi hissetmeden çok ani bir şekilde istedikleri yöne doğru uçabilirler.Araçlarımızın güç ve itme sistemi, yerçekiminin hiçbir anlam ifade etmediği elektromanyetik ilkelere göre çalışır.Bazen araçlarımızın altında görülen üç küre bizim bizim araç idare sistemidir.Fakat bunlar istendiğinde ayrılıp diğer araçlarımıza nezaret edebilirler.Araçlarımızın ortasındaki manyetik direğin bir fonksiyonuda şarj için gerekli olan statik enerjiyi emmeye yardımcı olmasıdır.
Kaynak
__________________
Click the image to open in full size.
Unutulan her şehit kaybedilen bir siperdir. Şehitleri unutmak vatandan vazgeçmektir!
YoL_GezeR çevrim dışı   Alıntı yaparak cevap ver